Live Science
Bilim · 2 sa önce · 3 dk okuma
Yıldızının dönüşüne ters yönde dolanan bir gezegen keşfedildi

Gökbilimciler, küçük ve kırmızı bir yıldızın çevresinde ters yönde dolanan bir ötegezegen keşfetti. GJ 3090 b adı verilen gezegen, yıldızının dönüş yönüyle aynı yönde ilerlemek yerine ona karşı hareket ediyor. Araştırmacılar bu durumu, girdapta akıntının tersine dönen bir lastik ördeğe benzetiyor. Keşif, gökadamızdaki en yaygın yıldız türlerinin çevresinde gezegenlerin nasıl oluştuğuna ilişkin yeni ipuçları sağlayabilir.
Bu gezegenin yörüngesi neden ters yönde? Yıldızlar ve gezegenler genellikle aynı gaz ve toz diskinin, yani öngezegen diskinin içinden oluşur. Yeni oluşan gökcisimleri bu nedenle çoğunlukla diskin döndüğü yönde hareket eder. Dönüş yönünü değiştirmek için çok büyük miktarda enerjinin doğru biçimde uygulanması gerekir. Daha önce de ters yörüngeli birkaç ötegezegen bulunmuştu; bu tür yörüngeler genellikle sistemdeki başka büyük cisimlerin kütleçekiminin gezegenlerin hareketini bozmasıyla açıklanıyor.
Ancak GJ 3090 b’nin bulunduğu sistemde, gezegeni böylesine sıra dışı bir yörüngeye sokabilecek büyük bir cisim görünmüyor. Araştırmanın ortak yazarlarından, Cenevre Üniversitesi gökbilimcisi Yann Carteret, “Gezegeni böylesine uç bir yörüngeye zorlamış olabilecek büyük bir eşlikçi aradık,” diyor. Araştırmacılara göre bu sistemin alışılmadık yapısını açıklamak için gezegen sistemlerinin oluşumuna dair düşüncelerimizi gözden geçirmek gerekebilir.
Ekip, Şili’deki La Silla Gözlemevi’nde bulunan 3,6 metrelik bir teleskopa takılı, ötegezegen aramak için kullanılan iki araçla toplam 23 saatlik gözlem yaptı. GJ 3090 b’nin yıldızının önünden on kez geçtiğini kaydettiler. Gezegen yıldızın önünden her geçişinde Dünya’ya ulaşan yıldız ışığı biraz azaldı. Işıktaki bu azalmanın miktarı ve ne kadar sürdüğü, gezegenin boyutunu ve yörüngesine ilişkin bilgileri ortaya çıkardı.
Keşfi zorlaştıran etkenlerden biri, yıldızın M cücesi olmasıydı. M cüceleri küçük, görece soğuk ve o kadar sönüktür ki Dünya’ya en yakın olanları bile çıplak gözle görülemez. Samanyolu’ndaki yıldızların yaklaşık dörtte üçü bu türden olduğu için, onları incelemek gökadamızdaki ötegezegenleri anlamada özel önem taşıyor.
GJ 3090 sistemi iki, belki de üç gezegenden oluşuyor; bunların her biri Neptün’den küçük ve yıldızının çevresindeki turunu 16 günden kısa sürede tamamlıyor. Sistemin iç tarafındaki gezegen GJ 3090 b ise yıldızının çevresinde yaklaşık 2,9 günde bir dolanıyor. Yörüngesi, bilim insanlarının şimdiye kadar saptadığı en büyük hizasızlıklardan birine sahip: Yıldızın dönüş eksenine göre 136 derece eğik. Başka bir deyişle gezegen neredeyse baş aşağı dönüyor; araştırmacılar bu durumu Güneş Sistemi’ndeki Venüs’le karşılaştırıyor.
GJ 3090 b yıldıza en yakın gezegen olduğu için, yörüngesinin büyük bir gezegen ya da gizli bir ikili yıldız tarafından bozulmuş olması pek olası görünmüyor. Sistemdeki diğer gezegenler baş aşağı dönmüyor; ayrıca yıldızdan daha uzaktalar ve büyük bir kütleçekimsel bozulmadan daha fazla etkilenmeleri beklenirdi. Araştırmacılar bunun yerine gezegenin en başından beri ters yönde oluşmuş olabileceğini öne sürüyor. Sistem dışından içeri çekilen büyük miktarda gaz ve toz, ilk öngezegen diskinin yerini farklı bir açıyla duran ikinci, daha yeni bir diske bırakmış olabilir. Ters yörüngeli gezegen de bu yeni diskten doğmuş olabilir. İç gezegenleri oluşturan maddenin miktarı, yıldızın dönüş yönünü değiştirecek kadar büyük bir etki yaratmadığından, yıldız ile gezegenlerin dönüşleri arasındaki hizasızlık korunmuş olabilir. Araştırmanın ortak yazarı Vincent Bourrier’e göre, farklı yönde duran ikinci bir diskten yeniden oluşan bir gezegen sistemi fikri heyecan verici; genç bir yıldızın çevresindeki ortamın, gezegen sisteminin mimarisini beklenenden çok daha fazla etkileyebileceğini düşündürüyor.
Yapay zekâ ile Türkçeye aktarıldı.
Orijinal yazıyı oku